OMUZ SAKATLIKLARI

OMUZ EKLEMİNİN FONKSİYONEL ANATOMİSİ

Caput humeri ve skapuladaki cavitas glenoidalis arasındadır. Glenoid kavite kapitulumu tam olarak içine alabilecek derinlikte olmadığı için kenarına yapılan labrum glenoidale ile derinleşir. Biceps kası uzun başının tendonu glenoid kavitenin üstüne, triceps kası uzun başının tendonu ise bu kavitenin altına yapışır. Eklem sferoid tiptedir. Bütün hareketleri yapabilir. Kol abduksiyon ve dış rotasyon durumunda iken eklem yüzleri birbirlerine sıkıca oturur, diğer durumlarda gevşektir. Eklem kapsülü eklemi sarar. Arkada m.teres minor ve m. infraspinatus yukarı da m.supraspinatus ve önde m.subscapularis kapsüle karışarak bir muskulotendineal destek oluştururlar. Bu kaslar humerus başını yerinde tutarlar ve omuzun çeşitli hareketleri sırasında en önemli tespit edici kaslardır. Muskulotendinal destek sadece alt kısmında yoktur. Bu yüzden omuz eklemi çıkıkları genellikle alt-iç tarafa doğru olur. Eklemi korakohumeral ve glenohumeral ligamentler destekler. Korakohumeral ligament korakoid çıkıntıdan başlayıp humerusta tuberculum major ve tuberculum minor arasına yapışır. Glenohumeral ligament kapsülün ön kısmından glenoid kavite ile collum anatomicum arasında uzanır. Akramion, korakoid çıkıntı ve korakoakromial ligament arcus caracoakromialeyi yapar. Bu arkus muskulatendineal destek, biseps tendumu ve humerus başı için yumuşak bir tavan oluşturur.

Eklem etrafında subakromial, subskapuler subkarakoid ve subdeltoid bursalar bulunur. Subskapular bursanın boşluğu omuz eklemi boşluğu ile devam eder. Eklem kapsülünün iç yüzünü döşeyen sinovyal zar biceps tendonunu sarar.

OMUZ EKLEMİ ZEDELENMELERİ

Omuz eklemi zedelenmesi sportif zedelenmelerin % 19-20’sini oluşturur. Bu zedelenmelerin en sık görüldüğü spor dalları judo, boks, hentbol, güreş ve atma sporlarıdır.

STERNOCLAVİKULER EKLEM YARALANMALARI

Sternoclavikler eklem üzerine direk bir travma örneğin yüzükoyun yatan sporcunun üzerine başka birisinin atlamasıyla ulaşabilir. Ancak daha sık rastlanan inderkt yaralanmalardır. Bu olgularda güç omuza gelen bir darbeden yansır. Daha çok amerikan futbolunda çarpışmalar sırasında olabilir.

Yaralanmanın Sınırlandırılması:

1) I. ve II. derece incinmeler:I. Derece incinme kapsülde kısmi yırtık ve sternuma göre klavikulanın deplasmanının olmaması. II. derece incinme de deplasmanda vardır.

2) Subluksasyonlar

3) Dislokasyonlar

4) Medial klavikula-kırıkları

ACROMİOCLAVİKÜLER EKLEM YARALANMASI

Etiyoloji: Açık kolla omuz üzerine düşme sonucu oluşan direkt travma ile olur.

I. Derece: İncomplet yırtık acromioclavicular ligament

II. Derece: Acromioclaviküler ligamentde yırtık

III. Derece: Akromioklavikuler ve korakoakromial ligamentlerde komple yırtık

(Tip III IV V VI)Kabarıklık ve basamak deformitesi

GLENOHUMERAL EKLEM

İmpingement sendromu Coracoacromial ark altında oluşur. Acromion acromioclaviculer eklemin arkasını oluşturur. Önünde de acromiaclavular ligament vardır. Acromionun anatomik şekli kontenjental gaga biçiminde olunca impingement sendromuna daha sık rastlanır.

GLENOHUMERAL ARTROPATY

Genellİkle 65 yaş üstündekilerde görülür. Patofizyolojisinde eklemde değişik derecede dejenerasyonlar, mevcut osteofit formasyonları ve sıklıkla rotator cuff'da büyük defektler ile humerus başında superior migrasyonla karakterizedir. Hikayede uzun süredir devam eden omuz ağırısı, güçsüzlük (zayıflık) vardır. Fizik

muayenesinde sıklıkla ağrı boyuna ve omuzun posterioruna vurur. Tedavi NSAİ, sıklıkla kortikosteroid enjeksiyonu yapılır. Bizim için önemli olan hareket açıklığı alanını tam olarak kazanmasıdır. Sıklıkla golfçülerde, tenisçilerde ve yüzücülerde görülür. Uzun süre bu sporları yaptıkları için rom tam anlamıyla bu tedavi ile sağlanamazsa esas tedavi olarak cerrahi tedaviye geçilir.

ROTATOR CUFF YIRTIĞI

Rotatorların tendon kılıfının seyrek olarak travmatik veya genelde dejeneratif nedenlerle kısmi veya tam yırtığıdır. Erkek/kadın oran=10/1 dir. Genelde 50 yaş üstündedir. Genelde sağ omuzda gözlenir.

Etiyoloji: Önemli travma (açık kol üzerine düşme) veya supraspinatus tendonunun çekme gücünün azalması veya dejenerasyonudur. Genelde önce kısmi rüptür oluşur. Bu zamanla tam rüptüre dönüşür. Travma olayı başlatan faktörüdür.

ADESİVE KAPSÜLİT

İyi anlaşılamamış bu bozukluğa donuk omuz, frozen schulder, duplay hastalığı, omuz periartriti adlarıda verilir. Adesif kapsülit bilinen bir intrensek patoloji olmaksızın omuz ağrısı ve sertliğiyle karakterizedir. Bununla beraber diğer lokal bozukluklarda birlikte olabilir. Travma, koroner arter hastalığı, kronik akciğer hastalığı, pulmaner tüberküloz, apikal akciğer tümörleri, diabetus mallitus servikal, spinal bozukluklar ve en önemlisi kolun uzun süreli immobilizasyonu adesiv kapsülite yol açar. Eklem kapsülü kalınlaşır, gevşek olarak humerus başına yapışır ve normal kapsül kıvrımları daralır. Mikroskobik olarak sinavyol hücre proliferasyonu, fibrozis ve hafif kronik enflematuar hücre infiltrasyonu bulunur. Bir kısım kapsülde histolojik görünüm normaldir.

BİCİPİTAL SENDROMLAR

Bicipital sendromlar 3 ana patolojik proces altında bicepsin uzun başında meydana gelir. İnflemasyon, instabilite rüptürü. Bu tendon genellikle hızlı ve çok kululanılan stres altında kalınca sakatlanırlar. Mesela basketbol,atma sporu yapanlar, yüzücüler, voleybolcular da gözleniyor. Biceps uzun başı ise glenoid fossanın üst kenarından başlar, küpsül içinden geçerek bicipital oluğa girer. Başlangıç yerinde bicipital oluğa girerken 90 derecilik bir açı yapar. Bicipital tendonun kapsül içindeki fanksiyonu bir bağ gibidir. Humerus başının yukarı ve dışa doğru deslasmanını önler. Biceps kası tek bir insersiyon tendonu ile radiusun proksimal ucuna yapışır. Primer görevi omuza fleksiyon ön kola supinasyon, sekonder dirsek fleksiyonu ve kolun abd. ile flek. Yardım eder.

BİCEPS TENDİNİT

Genellikle aşırı kullanıma maruz kalan genç sporcularda olur. İntertübercüler (bicipital) oluktaki devamlı sürtünme tendon ve tendon kılıfında yıpranma ve enflemasyon yaparak bicipital tendinit veya tenosinovite yol açar. Teniscilerde, yüzücülerde, golfculerde ve üst extreitesini aşırı kullanan (voleybolcular, basketbolcular, su topu, kürek)

BİCEPS TENDON İNSTABİLİTESİ

Transvers humeral ligament clasifikasyonu tespit etmek için en önemli faktörlerdendir. Bazı yazarlar için ise coracoakromial ligamentte önemlidir. Subluk ve dislokasyonu ortaya çıkararak predispozan faktörler vardır. Oluğun medial kısmında 60-70 derece açısı var, 30 dereceye inmesi instabiliteye neden olur. Supratuberculer çıkıntı tendonun yıpranmasına neden oluyor. Oda instabiliteye neden olur. Petersona göre disloke olan tendonun tub. Minor üzerinden atladığı söyleniyor. Klinik olarak omuz önünde ağrı özellikle şiddetli kafa üstü hareketlerde, ölü omuz sendromu ortaya çıkıyor. (Geçici bir zayıflık, omuzun sana ait olmaması) Bu durumlarda tanı glenohumeral instabilite ile karışıp atlanabiliyor. Ama tendonun atlama hissini tarif etmesi tanıya yaklaştırıyor. Palp. Ile tendon üzerinde ağrı internal external rotasyonda klik sesi tanıya yardım ediyor. Ayergeson testi ile olay netlik kazanıyor. Her iki ele 5 er kg alınması ve extensiyon ve external rotasyona getirerek kafa seviyesinin üzerine çıkarıyor, atlama hissediliyor. Doktor hastanın arkasında otururken biceps tendomu palpe ediliyor, atlama hissi oluyor, atlama ile birlikte 90-110 derecede kesin ağrı hissi oluyor. Artrogram ile kesin teşhis konuyor. Nonoperatif tedavinin esası omuza binen yükü azaltılmalı, inflemasyonu azaltmak, ağrıyı geçirmek, gerdirme egzersizlerini düzenlemek, range of motion korunmalıdır. Eğer ağrıları geçmezse cerrahi tedavi düţünülmelidir.

BİCEPS TENDON RÜPTÜRLERİ

Biceps tendon rüptürlerinde rüptür % 90 uzun başın proksimal kısmından olur. Tendonun orta kısmından olan rüptürler de nadirdir. Sıklıkla biceps tendon rüptürleri impingement sendromu ile dejenere olan vakalarda meydana gelir. Dejenerasyonda ciddi değişiklikler olduğu için, rüptürler asemptamatik olur. Sporcu populasyonunda görülme insidansı 50 yaş üstündeki golfcülerde ve teniscilerde sıktır. Genç sporcularda ise bicipital tendinitis hikayesi olan ve genellikle storoid enjeksiyonu yapılanlarda görülür. Klinik tablo (ödem) şişlik, ekimoz, dramatik olarak ağrılı kapma, yırtılma hissi oluyor.

SUBAKROMİAL BURSİT: (Subdeltoid BURSİT)

Akut subakromial bursit genellikle direkt travma ile gneç sporcu populasyonunda gözleniyor. Yaşlı ve orta yaşlı grupta ise rotator cuftaki dejeneratif değişikliklere ve aşırı kullanıma bağlı oluyor. Sporcular ağrı deltoid insersiyondadır. Ağrı harekette agreve olur ve gece ağrı daha artar. Omuzda ödeme bağlı şişlik olur ve içinde aktivite artışı ile ağrı daha artıyor. Hastalar aktif ve pasif abdüksiyonda ağrı duyarlar. Tedavi lokal fiziksel ajanlarla oluyor. Okut olguda bu alana steroid enjeksiyonları yapılır. Enjeksiyonu subakromial bursanın içine yapılmalıdır. Bazen ant. Enjeksiyon acromiaclaviküler eklem altındaki subdeltoid bursanın lateral aprochuna yapılabilir. Resolusyondan sonra range of motion sağlanmalı ve streclere başlanmalı.

İNFRASPİNATUS TENDİNİTİ:

İnfraspinatus tendiniti özellikle atma sporlarında, teniste ve boksta görülür. Genellikle ağrı eklem ile infraspinatus tendonunun birleştiği yerden başlar, daha sonra musculatendinöz bileşkede hissedilir. En tipikte tuberculum major arka kısmında palpasyonda ağrı vardır. Dirence karşı dış rotasyon ile ağrı artar. Tedavi olarak aktivite modifikasyonu, laser, utrasound ve bölge ısıtılabilir. Bunlarla ağrıda gerileme olmuyorsa steroid enjekte edilebilir. Yanlız aksiller sınır bu bölgeden geçtiği için en sonunda aksiller palsi olabilir. Tedavi ile ağrılar azalınca streç yapılmalı, dış rotasyona zorlanmalıdır.

OMUZ İNCİNMESİ:

Omuz incinmesi denince antreior capsülde ve posterior capsülde incinme olarak 2 ye ayrılıyor.

ANTERİOR KAPSÜLER İNCİNME: Hafif derecede incinme kapsül lifleri ve capsüler ligamen sağlamdır. Eklemde yapı bakımından zayıflama yoktur. Klinik olarak başlıca belirti ağrıdır. Omuz ön bölgesinde palpasyonla rahatsızlık vardır. External rotasyon ve abduksiyon ağrıyı artar. Ama omuzun pasif hareketleri normal, şişlik ve hamoraji olabilir. Tevavide eğer ağrı şiddeti fazla ise aktivite kısıtlanır, buz NSAİ 12 ve 24 saat sonra sıcak tedavisi uygulanabilir. Omuz silingi kullanılır ve spora geri dönüş için omuz hareket alanı tam olana kadar, deltoid ve rotator cuff kaslarının kasılma gücü kuvvetlenene kadar beklenir. Orta derecede incinme Orta dereceli incinmelerde ise kapsülde mekanik yırtılmalar ve capsülde laksite vardır. Abd ve external rotasyonda omuzun posterior kısmına uyan ağrı olur ise, genellikle travmatik subluksasyondur. Ağrı genellikle, aktif ve pasif hareketler ile şiddetlenir. Şişlik ve morluk olabilir. Genellikle kapsüler dokularda zarar görülebilir. Bu problemler genellikle ve yüksek yüzde ile genç sporcularda görülür. Atma ile ilgili sporlarda olur, ilerleme instabiliteler ve subluksasyonlar ve zaman zaman meydana gelen dislokasyonlar gözlenir. Tedavi konservatif olarak tedavi edilir. Kapsül iyileţmesi 3 hafta sürer. Bundan önce external rotasyon ve abd yeniden restore edilmelidir. Fiziksel medaliteler ve NSAİ kullanılmalıdır. Ağrı müsade ettiği ölçüde strecler uygulanmalıdır. Ciddi derecede incinmeler kapsül, kapsüler ligament ve genellikle glenoid labrum ciddi şekilde zarar görebilir. Travmatik alanlarda ilk olarak dislokasyon akla gelmelidir

POSTERİOR OMUZ İNCİNMESİ: Bu sakatlığın mekanizması el ve dirsek açıkken yere düşme ile olur. Kol açıkken düşer ve omuzda flexiyon ile rotasyon ve adduksiyon olur. Grade I ve II incinmelerde post. Capsul ve ligamentin zarar görmesi artar. Grade II. sakatlıklar, subuluksasyon ile sonuçlanır. Posterior omuz incinmesi anteriordan farklıdır. Ama klinik gidiş aynıdır.