SPOR HEKİMLİĞİ

Geçtiğimiz yüzyılın özellikle 2.yarısında spor olgusunun tüm dünyada hem yarışma hem de rekreasyonel anlamda toplum yaşantısında önemli bir yer tutmaya başlamasının ardından bu sektörün ihtiyaçlarının karşılanması yönünde bir dizi yaklaşımlar olmuştur. Spor hekimliğinin Türkiye dahil çeşitli ülkelerde bir uzmanlık alanı olarak uygulanışı da bu gelişmelerin bir uzantısı olarak algılanmaktadır. Spor hekimliği, diğer tıp dallarına paralel bir şekilde, 1900 lü yılların başında ortaya çıkmış, ilk spor hekimliği merkezi 1913’te Dresden’de (Almanya) açılmıştır. Dünya Spor Hekimliği Federasyonu’da 1928’de St.Moritz’de (İsviçre) kurulmuştur.

Spor Hekimliğinin bir tıpta uzmanlık dalı olmasına ilişkin gerekçeler 1960’lı ve 1970’li yıllarda çeşitli ulusal ve uluslar arası kuruluşlarca (WHO, Avrupa Konseyi) benimsenmiş ve hükümetler düzeyinde spor hekimliği merkezleri ve uzmanlık veren kuruluşlar açılmasını öneren kararlar alınmıştır.

Avrupa ülkelerinde spor hekimliği konuları Avrupa Spor Hekimliği Dernekleri Federasyonu (EFSMA) tarafından ele alınmaktadır. Türkiye Spor Hekimleri Derneği de bu Federasyona üyedir ve Derneğimiz üyesi Prof.Dr.Emin Ergen yönetim kurulu üyesi seçilmiştir. EFSMA’ya 40 ülke üyedir. Bu ülkeler arasında 34 ü spor hekimliği uzmanlığı vermektedir; Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Finlandiya, İspanya, Almanya, Hollanda, Portekiz, İtalya, Beyaz Rusya, Bulgaristan, Slovakya, İngiltere, Polonya, Andora, Ermenistan, Azerbaycan, Hırvatistan, Fransa, Gürcistan, Macaristan, Slovenya, Letonya, Lüksemburg, Makedonya, Monako, Moldova , Romanya, Rusya, San Marino, Sırbistan-Karadağ, İsviçre, Ukrayna ve Türkiye. Bu ülkelerden 15’i Avrupa Birliği üyesidir. Bunlardan 9’unda spor hekimliği direk uzmanlık olarak verilmektedir. EFSMA EUMS’e board kurulması için başvuruda bulunmuş olup multidisipliner ortak komite (multidisciplinary joint committee) kurulması yönünde bir karar alınmıştır. Belçika’nın direk uzmanlık alanı olması çalışmaları tamamlanınca Avrupa Birliği ülkelerdeki üye sayısı 10 olacağından board kurulması yönündeki çalışmalar farklı bir boyut kazanacaktır.

Uzmanlık öğrencileri FTR ana bilim dalında 6 ay, kardiyolojide 6 ay ve ortopedi-travmatolojide 10 ay rotasyon yapmaktadırlar. Bu rotasyonların amacı, ihtiyaç duyulan sportif rehabilitasyon uygulamalarının yapılabilmesinde gerekli bilgi ve becerilerin kazanılması, sporda en sık karşılaşılan yaralanmalara ilk yaklaşım, tanı ve tedavi yönlendirmelerini öğrenme, spora uygunluk açısından muayeneler, kardiyovasküler risk faktörlerini değerlendirme ve spora katılımdaki kontrendikasyonları saptamadır. Bu bilgi ve beceriler, pediatri, geriatri, algoloji, acil tıp, sualtı ile havacılık ve uzay hekimlikleri gibi multidisipliner şekilde özgün olan hasta profilinin (populasyon spesifik) ihtiyaçlarının diğer birçok gelişmiş ülkedeki uygulamalar paralelinde ve tam olarak karşılanabilmesi amacıyla edinilme hedefi taşımaktadır.

Spor ve egzersizlere katılan hasta profili, spor hekimliği çerçevesinde poliklinik ve tedavi hizmetlerinden, hasta ve hekim haklarına, tıbbi etik kurallarına, uluslar arası kabul edilen kanıta dayalı tıp bilgilerine göre ve uzmanların aldığı eğitime uygun olarak yararlandırılmaktadır. Bu uygulamalar sadece tedavi olarak düşünülmemekte, sporcunun biyo-psiko-sosyal bütünlüğü içerisinde optimal antrenman ve maksimal sportif performansına geri dönüş olarak planlanmaktadır. Sportif rehabilitasyon olarak anılan çalışmalar, yaralanma sonrası spora geri dönüş için yapılan tüm uygulamaları içeren ve uluslar arası kuruluşlarca da terim olarak benimsenen, multidisipliner yaklaşım özellikleri taşıyan, FTR, ortopedi ve travmatoloji, egzersiz fizyolojisi, halk sağlığı, spor ve antrenman bilimi, psikoloji ve beslenme dallarıyla doğal olarak çakışmalar gösteren bir alandır. Diğer tüm ülkelerde olduğu gibi, bu çalışmalar spor hekimliğinin en temel uygulamalarıdır ve rutin içinde yer almaktadır.

Spor hekimliğinin uygulamaları ülkemizde yeni tanınmaya başlanması nedeniyle diğer tıpta uzmanlık dallarınca tam olarak bilinmemektedir. Spor hekimliğinin gerek terminolojisi gerekse uygulamaları özel bir deneyim ve birikime, ayrıca spora uygun mekana ihtiyaç duymaktadır.

SPOR HEKİMLİĞİ – TANIMI VE GÖREVLERİ

Spor hekimliği, Uluslararası Spor Hekimliği Federasyonu’nun (FIMS) tanımına göre, egzersiz, antrenman ve sporun -ayrıca hareket eksikliğinin (sedanter yaşamın) - sağlıklı ve hastalıklı bireyler üzerindeki etkilerini inceleyen, tanı, önlem, tedavi ve rehabilitasyon konularında, harekete katılan her yaştaki ve cinsteki bireylere yardımcı olacak çalışmalar üreten, teorik ve uygulamalı bir tıp dalıdır. Yaşam kalitesini arttırmak için egzersiz ve spora katılımı özendirmek ve katılım sırasında ortaya çıkan sorunları en kısa zamanda çözümleyerek aktiviteye geri dönüşü sağlamak spor hekimliğinin temel uğraşısıdır.

Spor hekimliği; Tababet Uzmanlık Tüzüğü’ne göre Spor Hekimliği dalında uzmanlık almış hekimler tarafından uygulanır.

Görevleri

a) Spora katılım öncesi sağlık muayenesi ile bireylerin egzersize uygunluğunu değerlendirir,

b) bireysel ve dolayısıyla toplumsal sağlığın korunması ve geliştirilmesi yönünde egzersize katılımla ilgili araştırma yapar ve eğitici rol oynar,

c) sağlığın korunması ve geliştirilmesi için egzersiz reçetelendirir ve uygulatır,

d) spora katılımla ortaya çıkan akut veya kronik sağlık sorunları veya yaralanmaların muayene, ölçme ve değerlendirmesini yapar, tanısını koyar, medikal tedavilerini ve sportif rehabilitasyon planlar, gerektiğinde ilgili uzmanlık dallarına yönlendirir,

e) saha hekimi olarak spor alanlarında ilk yardım uygulamaları yapar,

f) spor kulüplerinde takım hekimliği uygulamaları yapar,

g) her türlü dopingle mücadele çalışmalarına katılır,

h) ilgili diğer tıpta uzmanlık dalları dışında sporcu sağlığı konusunda çalışan başka meslek alanlarıyla işbirliği yapar (spor fizyoterapisti, spor diyetisyeni, spor psikoloğu, spor uzmanı, kondisyoner, spor masörü, podiatrist, antrenör, diş hekimi vb.)

Spor Hekimliği Teşhis ve Tedavi Yöntemleri

a) Fiziksel uygunluğun değerlendirilmesi

a. Biyomekanik ölçümler

b. Vücut yapısı ve kompozisyonu ölçümleri

c. Ergospirometri

d. Kan laktik asit analizi

e. Denge ve propriosepsiyonun değerlendirilmes

f. Dinamometri

g. Mobilite ve fleksibilite ölçümleri

h. Sürat ve çabukluğun değerlendirilmesi

i. Diğer ilgili yöntemler

b) Spora dönüş için tedavi uygulamaları (sportif rehabilitasyon çerçevesinde) - spor fizyoterapisti ile

a. Mekanoterapi

b. Su egzersizleri

c. Elektroterapi

d. Isı

e. Işık

f. Ortez

g. Egzersizler

c) Spor yaralanmalarında tesbit yöntemleri : bandajlama, atelleme, teypleme, alçılı tesbit

d) Özel enjeksiyonlar (eklem içi vb.) ve kuru iğneleme